Alodie
First Class l M3 Project
- Haz
- 469
- 3
Bir diş macunu reklamında "Önler iyi ama arkalar ııhhh" diye bir slogan vardı. Beşiktaş'ın Manisaspor deplasmanındaki maçta da bu cümle kafamdan hiç çıkmadı. Viktoria Plzen maçı itibariyle Beşiktaş'ın kadrosunun yetersiz olduğunu, özellikle savunma hattında sıkıntılar çekileceğini ısrarla yazdım. Ancak Yıldırım Demirören ve ekibi ısrarla hatalarını hatayla kapatmayı sürdürüyorlar. Bugünkü Manisaspor kupa maçı da aynen böyle oldu. Takıma sağbek ve stoper lazım diye diye dilimizde tüy bitti. Ancak Almeida, Simao ve Fernandes gibi flaş denilebilecek transferleri yapıp taraftara şirin gözükseniz de gerçekler yine yüzünüze çarpar. İsmail Köybaşı ve İbrahim Toraman'ın bu takımın oyuncuları olmadığı Manisaspor karşısında bir kez daha ortaya çıktı. Bu ikili nasıl savuna yapacaklarını bilmiyor. Hele İbrahim Toraman o kadar çok yerini kaybediyor ki garibim Sivok rakibi mi tutsun, Toraman'ı mı marke etsin ne yapacağını şaşırmış durumda. Bereket Manisaspor kalecisi İlker'in kötü gününde olması ve Eren'in Hilbert'e yaptığı gereksiz penaltı gitti denilen maçı Beşiktaş'a geri getirdi. Real Madrid'in daimi yedeği Guti sahada fazla gözükmemeye çalışmasına rağmen verdiği 2 gol pası ve kullandığı penaltı vuruşuyla 3 puanı kara kartallara getiren isim oldu. Bu arada "Boşa para alıyor" denilen Nobre'nin de ne kadar yararlı bir futbolcu olduğu sanırım anlaşılmıştır. Yeni transferlerden Simao çok çalıştı. Almeida da gol yollarına yaptığı koşularla çok takımın canını yakacağını gösterdi. Beşiktaş Yönetiminin bana göre yürüttüğü yabancı transfer politikası yanlış. Bu kadar çok yabancı oyuncu alınıp kısa sürede gönderilmez. Yabancı sayısının şişkinliği kara kartallara gelecek maçlarda büyük darbe vuracak gibi. Geçen yıl kötü bir sezon geçirmesine rağmen siyah-beyazlılar ligin en az gol yiyen takımıydı. Kalede Rüştü; savunmada Ferrari-Sivok, önliberoda da Ernst-Fink ikilileri bu başarıda önemli rol sahipleriydi. Ancak bu yıla baktığımızda bu sağlam çatı gönderilenler ve oynatılmayanlarla su almaya başladı. Zapotocny'nin gönderilmesi bana göre büyük hata. Sakat denilen Ferrari'den bir türlü verim alınamıyorsa neden hala kadroda tutuluyor anlamak mümkün değil. Valencia'da kadroya dahi giremeyen Fernandes, Ernst ile uyum sağlayabilecek mi o da ayrı bir soru işareti. Aurelio eski günlerinden çok uzakta. Kısaca özetlersek, Schuster'in bu futbolcularla işi zor. Bu sene şampiyonluk mümkün gözükmese de Alman çalıştırıcının Türkiye Kupası'na odaklanması daha akıllıca olacaktır kanısındayım.