Konu Yazar
InterestinG
New Member
- Mar
- 8
- 0
*dolmuş kuyruğunda, aslında arkanızda durması gereken kişinin inatla yanınızda durması.
*ringwraith kılığındaki çarşaflı kadınların kendilerini bir nevi bizon sanıp kalabalığın içine kendilerini atmaları.(yanlış anlamayın)
*ayakta nasıl durulacağını bilmeyen insanlarla birlikte ayakta durmaya çalışmak.
yandaki kıllı ve kokulu amca ile aynı demiri tutmak zorunda kalmak ve dolayısıyla o nefis el terini teninde hissetmek.
*şoförün kendisini mülteci taşıyan bir kaçakçı sanması ve insanları dur durak bilmeden otobuse alarak santimetre kareye 7 kişi düşmesini sağlaması.
*tam da güzel bir yer yapmışken arkadan gelen "ilerleyelim", "ilk hedefiniz akdenizdir ordular ileri!" nidalarıyla bozguna uğratılmak.
*dolu otobüs içinde arka kapı kenarında sotelenmişken kapının açılması ve o taraftan da yolcu alınmasıyla tost şeklinde yolculuğa devam etmek. bundan da kötüsü o vaziyetteyken inmeye çalışmak, acaba inebilecek miydim şeklinde endişeye gark olmak (özellikle de sınav'a geç kalma riski söz konusuysa).
*kimi düdük makarnası kıvamındaki minibüs şoförlerinin 50 ila 200 bin türk lirası arasındaki para üstlerine "göndermeyi unuttum" ayağına yatarak el kolmaya çalışması ve sonucunda biz yolcuların avaz avaz "bi milyonun üstü gelmedi kaptaaan" şeklinde bağırmak zorunda kalmamız.
*otobüs şöförünün ayakkabılarını çıkararak yada ayakkabılarının arkasına basarak otobüsü kullanması sonucu ayak kokusundan burnunuzun direğinin kırılması. gerçi yol uzunsa bir süre sonra burnunuz doyuma ulaştığı için sanki normal gibi gelmeye başlıyor ama düşününce bu daha da iğrenç bir durum. çünkü artık bütün alt üst solunum yollarınız şoför amcanın ayağından çıkan kokuyla fullenmiş oluyor ve otobüsten indikten sonra bile içinizde ondan bişeyler taşıyor oluyorsunuz.
*ilerleyelim beyler! emrinden sonra, yer olduğu halde ilerlemeyip bir nevi hakarete maruz kaldığını düşünen bireylerin "ya kardeşim burada da yer yok neye ilerliyon tövbe tövbee" klişelerini dinlemek.
*üç beş tane dejenere gencin ortada hiçbir şey yokken birini gözlerine kestirip abuk subuk kendi aralarında konuşmaları, yüksek sesle kahkaha atmaları. köprüden aşağı atmak lazım böylelerini. ha bir de kendisine korna çalan bir sürücünün önünü kesip ardından levye ile dışarı çıkan otobüs şoförü de insanı olumsuz yönde etkileyebilir.
*-parayı uzatır mısınız, bir öğrenci..
- kaptan burdan iki kişi..
gibi iğrenç bir durum..
*arkanızdaki bayanın durağı kaçırmayayım derken aceleyle oturduğu yerden kalkıp çiğnediği iğrenç sakızı kucağınıza düşürmesi..
*zibidi genclikten birisinin veya yasli bir teyzenin cantasini yada torbasini kucagina almak yerine yanindaki koltuga koyup 2 kisilik yer isgal etmesi cantali *koltuga oturmak isteginizi belirttiginizde oflaya puflaya cantasini kucagina almasi
*tutunma borularını birleştirmek amacıyla üretilmiş ama fazlasıyla surata benzeyen bağlantı malzemeleri. göz ve ağzı andıran vida dizilimleri yüzünden oluşan o ifade, farklı vidaların yarattığı değişik anlamlar...
*bir kış sabahı otobüsün içinde donarken,hemen yan arabadaki şahsın kaloriferi dibine kadar açmış,içeride gömlekle oturuyor olması."ulen orası ne sıcaktır şimdi bea!!" diye geçirirsiniz içinizden.
*yaz aylarında içeriyi kaplayan kesif ter kokusu
*herhangi bir hastalık dolayısı ile kıvranırken bile yer vermediğiniz için gözünü üstünüze dikip ters ter bakan dedeler/nineler..
*bir anda burnunuza gelen kesif gaz kokusu.
*"oha boş yer, hem de cam kenarı" tepkisinden sonra bi hışımla o koltuğa yönelmeniz ,geç de olsa tekerlek üstü olduğunu farkettikten sonra yamula yamula (geri dönmek olmaz) ayakların baş hizasından yüksek olduğu bir pozisyonda yolculuk yapmanız. daha sonra da; sizi tuzağa düşüren ve ayaklarını koridora uzatma rahatlığına erişmiş herifin veya karının otobüsün demirbaşıymış gibi bir türlü o koltuktan kalkıp otobüsten inmemesi.
*siz ayakta zar zor dengede durmaya calısır, tutunacak bi yer ararken,soforun sert ve luzumsuz fren yapması, bunu yaparken de sırıtması...
*eskiden en çok, okula gitme zamanı güne giden teyzelere takardım. onların yüzünden asla oturarak gidemezdik.Bide sewgiliyle rahat rahat oturtmazlar ki Teyze gözünü dikerdi sewgiliye yer vermeye mecbur bırakılırdık...arkilerde varsa biraz gülmenin dozunu kaçırdıysak..."bu nea ya","Ztn başım agrıyo"oflamalar puflamalar
*ringwraith kılığındaki çarşaflı kadınların kendilerini bir nevi bizon sanıp kalabalığın içine kendilerini atmaları.(yanlış anlamayın)
*ayakta nasıl durulacağını bilmeyen insanlarla birlikte ayakta durmaya çalışmak.
yandaki kıllı ve kokulu amca ile aynı demiri tutmak zorunda kalmak ve dolayısıyla o nefis el terini teninde hissetmek.
*şoförün kendisini mülteci taşıyan bir kaçakçı sanması ve insanları dur durak bilmeden otobuse alarak santimetre kareye 7 kişi düşmesini sağlaması.
*tam da güzel bir yer yapmışken arkadan gelen "ilerleyelim", "ilk hedefiniz akdenizdir ordular ileri!" nidalarıyla bozguna uğratılmak.
*dolu otobüs içinde arka kapı kenarında sotelenmişken kapının açılması ve o taraftan da yolcu alınmasıyla tost şeklinde yolculuğa devam etmek. bundan da kötüsü o vaziyetteyken inmeye çalışmak, acaba inebilecek miydim şeklinde endişeye gark olmak (özellikle de sınav'a geç kalma riski söz konusuysa).
*kimi düdük makarnası kıvamındaki minibüs şoförlerinin 50 ila 200 bin türk lirası arasındaki para üstlerine "göndermeyi unuttum" ayağına yatarak el kolmaya çalışması ve sonucunda biz yolcuların avaz avaz "bi milyonun üstü gelmedi kaptaaan" şeklinde bağırmak zorunda kalmamız.
*otobüs şöförünün ayakkabılarını çıkararak yada ayakkabılarının arkasına basarak otobüsü kullanması sonucu ayak kokusundan burnunuzun direğinin kırılması. gerçi yol uzunsa bir süre sonra burnunuz doyuma ulaştığı için sanki normal gibi gelmeye başlıyor ama düşününce bu daha da iğrenç bir durum. çünkü artık bütün alt üst solunum yollarınız şoför amcanın ayağından çıkan kokuyla fullenmiş oluyor ve otobüsten indikten sonra bile içinizde ondan bişeyler taşıyor oluyorsunuz.
*ilerleyelim beyler! emrinden sonra, yer olduğu halde ilerlemeyip bir nevi hakarete maruz kaldığını düşünen bireylerin "ya kardeşim burada da yer yok neye ilerliyon tövbe tövbee" klişelerini dinlemek.
*üç beş tane dejenere gencin ortada hiçbir şey yokken birini gözlerine kestirip abuk subuk kendi aralarında konuşmaları, yüksek sesle kahkaha atmaları. köprüden aşağı atmak lazım böylelerini. ha bir de kendisine korna çalan bir sürücünün önünü kesip ardından levye ile dışarı çıkan otobüs şoförü de insanı olumsuz yönde etkileyebilir.
*-parayı uzatır mısınız, bir öğrenci..
- kaptan burdan iki kişi..
gibi iğrenç bir durum..
*arkanızdaki bayanın durağı kaçırmayayım derken aceleyle oturduğu yerden kalkıp çiğnediği iğrenç sakızı kucağınıza düşürmesi..
*zibidi genclikten birisinin veya yasli bir teyzenin cantasini yada torbasini kucagina almak yerine yanindaki koltuga koyup 2 kisilik yer isgal etmesi cantali *koltuga oturmak isteginizi belirttiginizde oflaya puflaya cantasini kucagina almasi
*tutunma borularını birleştirmek amacıyla üretilmiş ama fazlasıyla surata benzeyen bağlantı malzemeleri. göz ve ağzı andıran vida dizilimleri yüzünden oluşan o ifade, farklı vidaların yarattığı değişik anlamlar...
*bir kış sabahı otobüsün içinde donarken,hemen yan arabadaki şahsın kaloriferi dibine kadar açmış,içeride gömlekle oturuyor olması."ulen orası ne sıcaktır şimdi bea!!" diye geçirirsiniz içinizden.
*yaz aylarında içeriyi kaplayan kesif ter kokusu
*herhangi bir hastalık dolayısı ile kıvranırken bile yer vermediğiniz için gözünü üstünüze dikip ters ter bakan dedeler/nineler..
*bir anda burnunuza gelen kesif gaz kokusu.
*"oha boş yer, hem de cam kenarı" tepkisinden sonra bi hışımla o koltuğa yönelmeniz ,geç de olsa tekerlek üstü olduğunu farkettikten sonra yamula yamula (geri dönmek olmaz) ayakların baş hizasından yüksek olduğu bir pozisyonda yolculuk yapmanız. daha sonra da; sizi tuzağa düşüren ve ayaklarını koridora uzatma rahatlığına erişmiş herifin veya karının otobüsün demirbaşıymış gibi bir türlü o koltuktan kalkıp otobüsten inmemesi.
*siz ayakta zar zor dengede durmaya calısır, tutunacak bi yer ararken,soforun sert ve luzumsuz fren yapması, bunu yaparken de sırıtması...
*eskiden en çok, okula gitme zamanı güne giden teyzelere takardım. onların yüzünden asla oturarak gidemezdik.Bide sewgiliyle rahat rahat oturtmazlar ki Teyze gözünü dikerdi sewgiliye yer vermeye mecbur bırakılırdık...arkilerde varsa biraz gülmenin dozunu kaçırdıysak..."bu nea ya","Ztn başım agrıyo"oflamalar puflamalar